24 Kasım 2015 Salı

İyi dinlerseniz aile ortamınız değişir

Aile içi ilişkilerinizle ilgili çalışıyorum yıllardır. Hem çocuk ve ergen danışmanlığı hem de evlilik/çift danışmanlığı yapıyorum biliyorsunuz. Bu kadar çalışmanın bana kazandırdığı duygu aynen şu; Hiç sansürlemeden söyleyeceğim kusura bakmayın!
Bu insanlar birbirini hiç dinlemiyor mu? Karısı kocasını dinlemiyor, kocası karısını dinlemiyor, çocuk kardeşini dinlemiyor, anne baba çocuğunu dinlemiyor.
Kimsenin kimseyi gönül kulağıyla dinlemediği, kimsenin kimseyi duymadığı bir ortamda konuşsanız ne fayda, sussanız kimin umurunda?
Böyle aile içi ilişki olur mu?
Dinlemek, karşınızdaki kişiyi sadece dinlemek değil, aynı zamanda onun size vermeye çalıştığı mesajı duymak demektir. Vericinin verdiği mesajı, alıcı olması gerektiği şekilde işitiyorsa iletişim tam anlamıyla iletişim olmuş demektir. Veren veremiyor, alan alamıyorsa irtibata geçmek zorlaşır. Aynı evde yaşayan insanlar birbirine yabancılaşır. İstekler karşı tarafa ulaşamaz, ilişkiler fena halde yıpranmaya başlar.
Eve yorgun argın gelen eşiniz size; “Yemek nerde kaldı hanım? Öldüm açlıktan, henüz hazırlamadın mı?” dediğinde, size vermeye çalıştığı mesaj çok fena halde acıktığıdır.
Onu duyduğunuzu ve anladığınızı hissettireceğiniz doğru cevap: “Canım çok acıktın değil mi? İşim uzun sürdü, yemeği vaktinde yetiştiremedim, hakkını helal et.” Dediğinizde, eşinizin başlangıçtaki sert söyleminin yumuşayan bir cevaba döndüğünü fark edersiniz.
“Sorun değil, beklerim biraz...”
Verilen acıkma mesajını, biraz da alınganlık psikolojisiyle birleştirerek;
“Ayy öldün mü yahuu... hazırlıyoruz işte...” yorumuyla dillendirirseniz, onu anlamadığınız, ihtiyaçlarını fark etmediğiniz ve onu önemsemediğiniz duygusunu ona yüklersiniz. Kaldı ki uğraşan ve sofra hazırlamak için koşturan bir kadın olmanıza rağmen.
Her zaman söylüyorum, yaptığınız davranış ve iç niyetiniz birbirini tutuyorsa, iletişimde sorun yaşamazsınız. Yaptığınız davranış eşine sofra hazırlayan kadını temsil ediyor, ağzınızla verdiğiniz mesaj kocasının beklentisine ters cevap veriyor niteliğindeyse iletişim çatışması yaşarsınız elbet. Sofra hazırlarken koşturan kadın, aynı zamanda bu koşturmayı temsil eden cümleler kuruyorsa, verilen mesaj karşı tarafa ulaşır.
Gözün gördüğünü yürek hissetmelidir
dilemek sadece kulakla değil, algıyla, duyguyla ve ruhla yapılırsa işe yarar. Gözün gördüğünü yürek hissederse iletişim tamamlanır.
Etkin dinlemede, gerçek iletişimde büyülü gibi bir hava vardır. Çünkü “Seni duyuyorum, seni hissediyorum, ihtiyaçlarının farkındayım.” Mesajı karşı tarafa ulaşır. Aile içinde yaşanan bu iletişim, elle tutulmayan, gözle görülmeyen; ama insanın ruhsal hayatında inanılmaz olumlu etki yapan çok tatlı bir ilişki yöntemidir. Söylediğim gibi sihir gibidir.
Her zaman söylüyorum, hepimiz değerli olduğumuzu, biricik ve özel olduğumuzu hissetmek isteriz. Birbirimizden korkan, birbirimizin canını yakmaya çalışan, herkesin herkesi hayal kırıklığına uğrattığı ailelerde iletişimden bahsetmek mümkün değildir. Onlar kâh bağırır kâh güler, kâh azarlar birbirini kâh sinirlenir. Kimin kime ne yaptığı belli olmayan dengesiz hayatlar yaşarlar.
Duygu geçicidir. Duygu karşı tarafça hissedilir.
Eve yorgun gelen kocanın, gün boyu yorulan tek kişinin kendisi olmadığını bilmesi ne kadar önemli mesela! Yemek hazır değil mi diye bağırırken, o yemeği sofraya getirmek için uğraşan kadınının emeğini aşağılamaması, sevgili karısının da farklı şekillerde akşama kadar yorulmuş olabileceğini hissetmesi ne kadar önemli.
Herkes sadece kendi konuşmasını yapıyorsa, sadece kendi ihtiyaçlarını ihtiyaç zannediyor, karşı tarafın ihtiyaçlarını yok sayıyorsa o ailede iletişimden bahsetmek zorlaşır.
Söylediklerinizin duyulması, aile içinde birbirinizle daha barışçıl ortamlarda yaşamanız hiç de zor değil.


Herkesin ihtiyacı olabileceğini kabul edin neyi ne zaman söyleyip ne zaman söylemeyeceğinizi biliyorsanız,
Sizin ihtiyaçlarınızın olduğu kadar, birlikte yaşadığınız diğer aile bireylerinin de kendilerine göre ihtiyaçları olabileceği gerçeğini kabul edebiliyorsanız,
Ev içinde uyumlu olmak için çabalıyorsanız,
Birbirinizle ilgili hataları yüzünüze vurmak yerine, birbirinizle zenginleşmeyi deneyebiliyorsanız,
Birbirinize tepkisel davranmak yerine, yapılan davranışın önemli bir ihtiyaçtan ortaya çıkmış olabileceğini düşünebiliyorsanız,
Ev içinde sorgulama ve hesap sorma davranışı geliştirmek yerine, öneri ve problem çözme yöntemleri üzerinde konuşma alışkanlığı geliştirebiliyorsanız, aile içi iletişimde birbirinizi duymaya ve duyduğunuzu işitmeye başlamışsınız demektir.
Dinlemek önemlidir anlayacağınız! Kulağınız duyar ama gönlünüz ve aklınız işitir! Evde bağrışıp tartıştığınız konuların çoğu yüzeysel meselelerdir. Esas konu altta yatan ihtiyaçlardır. İyi dinlemek, iyi dinleme sonucu iyi işitmek gerçek ihtiyaçların ortaya çıkarılmasında inanılmaz etkilidir. İhtiyacı algılar, o ihtiyacın giderilmesine yönelik tavır ve davranışlarınızı artırırsanız iletişim noktasında önemli bir adım atmış olursunuz.
Sevgiler...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder