24 Kasım 2015 Salı

Üvey anne/babalara öneriler

Üvey anneyi Pamuk Prenses masalıyla tanıdık. Babayı kandırarak evlenen hain bir kadın, ardından dünyalar güzeli minik prensese eziyet eden cadı.
Masallar okumaya devam ettik. Külkedisi'nin üvey annesi ve üvey kardeşlerinin oyunları ve kötü davranışlarıyla tanıştık.
Hansel ve Gratel ekmek parçalarını takip edemediği için kaybolurken ormanda, bizler evdeki üvey annenin niçin bu yavruları evden atmak için hileye başvurduğunu anlayamadık bile.
Türk filmlerinin üvey baba karakterleri kazındı zihnimize. Alkol alan ve üvey kızına sarkıntılık eden üvey babalar kâbusa döndü bilinçdışımızda.
Çocuğuyla baş edemeyen anneler "Hıhh... siz böyle davranın, ben alıp başımı gideyim, babanız olacak getirsin bir üvey ana başınıza, görün gününüzü!" tehdidiyle eğitim adına travmalar oluşturdu ruhlarımızda. 
Bu mudur üvey annelik, bu mudur üvey babalık?
Elbette değil!
Öncelikle hemen söyleyeyim, boşanmaların, ölümlerin ve yeniden evlenmelerin bu kadar çok olduğu bir dünyada, üvey anne/üvey baba travması oluşturacak türden konuşmalar yapmak son derece yanlış. Çünkü evlilik bir "durum"dur. İnsanlar yaşamlarının bir bölümünde birileriyle evlenir, zaman içinde mutlu olmadığına karar verirse ayrılır. Ayrılmış olmak da bir durumdur. Ayrılan kişiler, bundan sonraki adımlarını yeni bir hayat arkadaşıyla atmak isteyebilir. Evlenen kişilerin, yeniden nefes almak, yeni biriyle soluklanmak isteyen kişilerin önceki ilişkilerinden evlatları vardır. Bu evlatlar artık birbirinin koruması ve birbirinin kollamasına geçmek zorundadır.
Siz henüz ortada fol yok yumurta yok aşamasında, çocukların bilinçdışına üveylik kavramını travmatize ederek yerleştirirseniz, evlatlar içine gireceği yeni hayat şekline alışmakta zorlanabilir. Üstelik çok açık söyleyeyim günümüzde öyle üvey anne/üvey babalar var ki; çocuğun kendi öz anne veya babasından çok daha yüksek performans gösteriyorlar. Onlara zaman ayıran, oyunlar oynayan, çocuğu ve hayallerini tanımaya çalışan, arkadaşlık ilişkisi kurabilen nice güzel insan var artık.
Günlük hayatımız bu travmayı atlatmaya başladı nihayet. Öyle çok ölüm var ki, öyle çok ayrılık var ki... Atlatmak zorundayız ve geçmişten beri zihnimize kazılan o "üvey" kelimesindeki iticiliği, geleceğimize verimli ve keyifli bir ilişki olarak yerleştirmeliyiz.
İnsanlar evlenir, evliliğin devam edemeyeceğine karar verirse ayrılır. Veya ebeveynlerden birisi hayatını kaybeder, geriye kalan eş yeni hayat arkadaşıyla yoluna devam etmek ister. Bunlar son derece normal günümüzde ve olması gereken doğru işleyiş bu şekilde.
Yeni moda üvey anneler ve üvey babalar çok iyi! Farkındasınız değil mi?
Sizlerden öyle çok mesaj geliyor ki; "Yeni bir evlilik yapacağım. Müstakbel eşimin çocuğuyla sağlıklı bir ilişki yaşamak istiyorum, neler yapabilirim, neler önerirsiniz?" diye. 
Öneriler
Önerileri ortadan yazmaya karar verdim. Hepinizin işine yarasın.
1. Evlenmeye ve belirli bir yaşa kadar büyümüş bir çocuğa anne/babalık yapmaya karar verdiğinize göre kendinize güvenmeye başlamalısınız. Korkmayın! Müstakbel çocuğunuz ve onun hakkında bilgi edinmeye çalışın. Özelliklerini, sevdiği/sevmediği şeyleri öğrenin. Böylece dünyasına adım atmış, ortak dil geliştirmek için eliniz dolu şekilde tanışırsınız.
2. Annesinin veya babasının yerine geçmeye çalışmayın. Onunla yeni bir ilişkinin başlangıcına aday olduğunuzu hissettirin. Her anne ve babanın çocuğunu sevdiğini, kimsenin kimsenin yerini alamayacağını, her ilişkinin kendi içinde yeni bir başlangıç olduğunu bilmesini sağlayın. Bunun için acele etmeyin.   
3. İstemediği müddetçe kendinize "anne" veya "baba" dedirtmeye çalışmayın. İyi ilişki kurabilmeniz, birbirini anlayabilmeniz, evinizden ılıman ve keyifli bir hava estirebilmeniz için zoraki söyletilmeye çalışılan unvanlara ihtiyacınız yok ki. Önemli olan iletişimin kendiliğinden akıp gitmesi.
4.  Gerçekleşmesi mümkün olmayacak gereksiz hayallere kapılmayın. Kendinize ve süreci yönetebileceğinize inancınız tam olsun; ama daha abartı hayallere kapılmayın. Çocuk bu! Tepki verdiği siz değil, içinde bulunduğu genel ortam aslında. Olası surat asmalar, olası inatlaşmalar sizden ziyade, sizden önceki olumsuz yaşantıların etkisidir. Zaman içinde sağlıklı ilişki kurulur. Sabırlı olun yeter.
5. Çocuklarla iletişim kurmanın en güzel yolu onlarla bol bol oynamak unutmayın. Birbirinize ayıracağınız zaman, birlikte geçirilen keyifli saatler, resim yapmalar, çizgi film izlemeler, sevdiği yerlere geziler vb pek çok aktiviteyle ona ulaşabilirsiniz. 
Çocuk o!
6. Söyledim ya çocuk o! Art niyeti yok, kötü değil! İçine girdiği yeni durumda kendisini güvende hissetmek isteyecektir. Oluşturduğunuz emniyetli ortamla, ona güvende olduğunu hissettirebilirseniz gerisi kendiliğinden gelecektir. "Korkma, her şey yolunda, eskisinden daha güvende olacaksın." Mesajını aldığında nasılsa size karşı sempati geliştirecektir.
7. Çocuk veya ergen farketmez, her insanın eğlenceli bir yanı mutlaka vardır. O yana odaklanın. İyi yanlarını görmeye çalışın. Sizin de kaygılarınız varsa, doğal olarak hep ters giden taraflara odaklanırsınız ki bu da aranızda olabilecek olumlu havayı görmenize engel olacaktır. Eğlenceli yana odaklanmak, ilişkilerin tümünde olumlu hava estirir unutmayın.
8. Adı "üvey" olunca kendinizi korkutmayın. Sizin kendi öz evladınız olsa büyüme döneminde zaten bazı terslikler olacaktı değil mi? Onlar büyüyor, büyürken kendi yollarında yürümek istiyor olması normal, merak etmeyin. Her gerilim, her terslik sizin üvey olmanızdan kaynaklanmaz, büyüme süreçlerinin sorunları olabileceğini de hatırlayın.
9. Sizi hedef alan her can acıtma, aslında sizi hedef almıyor, bunu mutlaka zihninize kazıyın. Çünkü siz değil, sizin yerinizde kim olsa aynı olumsuz davranışı yapma ihtimali olabilir. Zira onun annesinin veya babasının yerine geçen kişi gibi hissetmesi normaldir. Zamanla sizin dışınızda bir durum olduğunu, olanların sizinle ilgisi olmadığını anlayacaktır. Ki anlıyorlar, emin olun!
10. Öz annesi veya öz babası hakkında olumsuz eleştiri yapmayın sakın. Geçmişte yaşanılanlar sizi ilgilendirmez, hele o konulara girerek yorum yapmak size saygı duymamasına neden olur. Kendisi anlatsa bile dinleyin, yorum yapmayın, sadece bundan sonra el ele vereceğinizi ve her şeyin daha iyi olması için birlikte çabalayacağınızı söyleyin yeter.
11. En önemli uyarımı yapayım; Diyelim ki üvey annesiniz ve aynı evde oturuyorsunuz. Arada sırada babasıyla başbaşa kalmasına, birlikte sohbet etmelerine, hatta dertleşmelerine fırsat verin. Danışanlarımda gördüğüm en tipik hata bu! Örneğin üvey anne, baba-kızı yalnız bırakmamak için çabalıyor. Nedenini soruyorum, arkadan konuşmalarını istemediğini söylüyor. 
Bırakın konuşsunlar
Siz kendinizden, samimiyetinizden, evliliğinizden ve davranışlarınızdan eminseniz bırakın konuşsunlar! Ne isterlerse onu konuşsunlar. Kendine güveni olmayan, ilişkisine güvenemeyen kişiler, arkadan ne konuşulacağıyla ilgili kaygı geliştirir. Aklı başında olan herkes bilir, ikili dertleşmeler duygu basıncını rahatlatır, travmayı azaltır, sürecin daha sağlıklı işlemesine vesile olur. Rahat olun... bırakın dertleşsin babasıyla...
Aklıma gelen önerileri yazdım, ilerde yazmaya devam ederim nasılsa...
İşin özeti iyi niyet, şefkat ve sevgi dilini kullanmak... Gerisi kendiliğinden gelir...
Sevgiler...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder